|

OKUL KORKUSU
TANIM:
Çocuklar
için korku da diğer duygular gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Çocukların
korkularını ifade edebilmeleri olumlu ve sağlıklı büyümelerini sağlar. Normal
korkular çocuğun çevresine uyum sağlamasının ve kaygılarla başetmesinin bir
yoludur. Diğer bir ifadeyle çocukların güvende olmalarını sağlamada korkunun da
rolü vardır.
Çocuğun
uyum sağlamasını engelleyen korkular da vardır ki bunlardan biri de okul
korkusudur. Okul korkusunun her çocukta rastlanan bir durum olduğu söylenemez.
Ancak ortaya çıkması halinde çocuğun akademik yaşantısını alt üst edebilir, ana
babayı çaresiz kılabilir.
ÖZELLİKLER :
· Okul korkusu olan çocuk, okulu sever ve okula gitmeyi
başarırsa örnek bir öğrenci olabilir.
· Bu çocuklar genelde aile bireyleri dışındaki yabancı
kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çekerler ve utangaçtırlar.
· Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı
olan uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı çocuklardır.
· Okula giden çocukların yaklaşık %2 ‘sinde görülür.
· Yanlarında anne yada babası olmadan sınıfa girmek
istemezler.
· Evde kaldıkları sürece mutludurlar.
· Arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkindirler.
· Liseye giden ergende de görülebilir ancak belirtiler
ilkokula başlayan çocuktaki kadar kuvvetli ve zorlu değildir. Yaş büyüdükçe
görülme sıklığı azalmaktaysa da tedavi güçleşmektedir.
· Okul korkusu okuldan kaçma ve okul fobisi ile
karıştırılabilmekte, bazen bu üçünü birbirinden ayırmak güç olabilmektedir.
Ancak aslında hem belirtiler hem de davranışı ortaya çıkartan etkenler
farklıdır.
Okuldan kaçmada, okul korkusu yoktur, bedensel yakınmalar çok
seyrek görülür, saldırgan davranışlar ve umursamazlık vardır. Disiplin sorunu
çok fazladır. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle düşüktür. Zeka normal ya
da normalin altındadır. Evde çocuğa karşı ilgi azdır ve sevgisiz bir ortam
vardır. Çocuğun okula gitmediğinden anne babasının bilgisi yoktur. Çünkü okula
gitmediği zaman genellikle evde kalmaz.
Okul fobisinde, çocukta çeşitli derecelerde psiko-somatik belirtiler
görülür. Bunlar; mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, baş dönmesi şeklindeki
bedensel yakınmalardır. Bu yakınmalar, sabahları okula gitmeden önce yada pazar
akşamları görülür. Okula gitmeyeceği söylenince tüm yakınmalar biter. Bununla
birlikte bazı araştırmalar fobiyle birlikte depresyon, psikotik gelişme ya da
zorlamalı nevrozlar gibi psikolojik bozukluklarda ortaya çıkabildiğini
göstermektedir. Okulda disiplin sorunu yoktur. Öğrenme ve başarı motivasyonu
genellikle yüksektir. Zeka normal ya da normalin üstündedir.
NEDENLER:
Ailevi Nedenler
· Asıl korkulan şey okul değil evden, anneden ayrılmaktır,
· Aile bireylerinin birbirlerine aşırı bağlı ve çoğu zaman
bağımlı olması,
· Anne ve babanın çocuğun kendilerine bağlı yada bağımlı
kalmasını istemesi,
· Anne babanın kendilerine ve çocuklarına bir şey olacağı
konusunda yoğun kaygı duyması,
· Çocuğun, anne yada babasının yokluğunda kendisine yada anne
babasına bir şey olacağından korkması,
· Boşanma, anne veya babanın başka biriyle evlenmesi veya
maddi sorunlardan kaynaklanan stresli bir ev yaşamı,
· Çocuğun yeni bir kardeşin doğması, taşınma, hastalık, yakın
birinin ölümü gibi bir stres faktörünün olması.
Okula Bağlı
Nedenler
· Duyarsız, sürekli emir veren bir öğretmen yada başka bir
okul personeli,
· Uygun olmayan bir sınıf içi yerleştirme, özellikle de
çocuğunuzun fazla tehditkar bulduğu bir yere oturtulması,
· Teneffüs, sesli okuma, sınıf önünde ders anlatma, beden
eğitimi gibi etkinliklerden korkup, gerçekleştirmede güçlük çekmesine rağmen
bunları yapması için zorlanması,
· Okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir
yerin yada birilerinin olması,
· Ahlaki düzeyin çok düşük olduğu, şiddetin ve belirsizliğin
hüküm sürdüğü kötü bir okul ortamı,
· Okulda hırpalanmasına, reddedilmesine veya kavga etmesine
yol açacak bir sosyal beceri eksikliği.
BELİRTİLER:
·
Heves ve enerji kaybı oluşmaya başlamışsa,
·
Alıngan ve sinirli olma halinde artış görülüyorsa,
·
İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk varsa,
· Okul etkinliklerine karşı pasif, içe kapanık ve utangaç
davranıyorsa,
· Okulda ve evde daha çok nedensiz ağlamaya, kavga etmeye ve
dikkat çekmeye çalışmaya başladıysa,
· Evde kalmak ve okul ödevlerini kaçırmak arasında seçim
yapamayıp aşırı kaygılı olduysa,
· Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısı bahane
ederek şikayet ediyorsa,
·
Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları
geliştiriyor ve evde kalmasına izin verilince bunlar birdenbire kayboluyorsa,
·
Bir seferde günlerce okula gitmediği oluyorsa,
·
Okula gitmediği için suçluluk duymuyorsa,
·
Okula devam ettiği zamanlarda iyi bir öğrenci olabiliyorsa okul korkusundan
şüphelenilebilir.
ÖNERİLER:
Anne Babaya Öneriler:
· Okula gitme konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula
gitmesi sağlanmalıdır. Bu çözümün yarısıdır.
· Çocuğa, okulun amacını açıklamak, okula gitmesi konusunda
ailenin tüm fertlerinin kararlı ve tutarlı olması işe yarar. Okula gitmemesi
halinde yapılan çalışmalardan geri kalacağı ve bunun kendisi için bazı
aksaklıklara yol açacağını anlatmaya çalışılmalıdır.
· Çocuğun kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol
açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
· Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamamalı, korkusu ve
gözyaşlarıyla alay edilmemelidir.
· Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, ayrılıkların
doğal olduğu hissettirilebilir.
· Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatıp, onunla gününün
nasıl geçtiği hakkında konuşmak her ikinizi de rahatlatabilir.
· Çocuğa okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya
birde derslerden geri kalmış olmanın korkusunun ekleneceği söylenmelidir.
· Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem
sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar.
· Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı
durumda olan başka çocuklarında olduğu anlatılabilir.
· Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya
bağımlılık azaltılabilir.
· Arkadaş toplantıları düzenleyerek, sosyal beceriler
kazanmasına fırsat tanınabilir.
· Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman
tanıması korkuyu yenmesini kolaylaştırabilir.
Öğretmene Öneriler
· Çocuğun okulda kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine
yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır
· Kaygısı anlayışla karşılanmalı naz, numara yapıyorsun gibi
şeyler söylenmemelidir. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duymaktadır.
· Okulda çocuğun ilgisini çekecek sınıf içi aktiviteler
çoğaltılabilir.
· Çocuk sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlamaktan
kaçınılmalı, başlangıçta kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması
için yüreklendirilmelidir.
· Özendirme girişimleriyle birlikte gerekirse önce bir saat,
sonra yarım gün ve sonunda tam gün okula gelmesi sağlanabilir.
· Annelerinde okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat
hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir.
· Çocuk okuldan uzak kalmamalıdır, sınıfa girmiyorsa bile
belli bir süre öğretmen odasında ya da okul bahçesinde durabilir.
· Okullar anne ve babaları eğiterek okulda yeterli bakım ve
eğitim olmadığı yolundaki inancı yok edip, aşırı koruyucu tavırlarından
kurtulmalarını kolaylaştırılabilir. Bu inanç kaybolursa otomatik olarak
çocuklarda rahatlayacak ve okula başlamadan önce başlayan kaygılı konuşmalardan
etkilenmeyeceklerdir.
|